English
Kullanıcı Adı     Şifre     Üye ol Şifremi Unuttum! Aktivasyon Kodumu Kaybettim!
 
 
Yönetim Kurulu Başkanı'nın Mesajı

Değerli Paydaşlarımız,

Küresel finansal kriz sonrası ekonomik koşullarda toparlanma devam ediyor. Bu kapsamda Türkiye, gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkeler arasında krizi en iyi koşullarda tamamlayan finans sektörlerinden birine sahip. Bu başarımızda kuşkusuz geçmiş tecrübelerden aldığımız derslerin ve geçirdiğimiz hem yönetim hem denetim anlamında yeniden yapılanmanın büyük rolü var. Finansal sistemimizin son on yılda geçirmiş olduğu reform süreci şu anda sorunlarına çözüm arayan, başta Amerika ve Kıta Avrupa’sı olmak üzere, diğer ülkeler için önemli bir örnek teşkil ediyor. Yaşamış olduğumuz son mali krizde, ülkemizin bankacılık sektörü kamu kaynaklarına başvurmadan sağlam bir şekilde ayakta durdu.

Türkiye, 2010 yılını, canlanan iç talep ve 2009 yılındaki daralmadan gelen güçlü baz etkisiyle oldukça yüksek bir büyüme rakamı yakalayarak tamamladı. Bu büyümede en önemli etkenler, Türkiye’nin kısa vadeli bakış tuzağına düşmeyerek kararlı adımlar atmış olmasıydı. Bu zorlu süreçte uzun vadeli düşünülerek hareket edildi ve ülkemiz son küresel krizde en ağır ‘stres testi’nden alnının akıyla çıktı.. Bu başarılı tablonun arkasında dinamik ekonomimizin iç döngülerinin yanı sıra uygulanan doğru politikalar ve yetkin kurumsal yönetim becerisi yatıyor.

Dünyada bankacılık sektörünün yapısı da yaşanılan krizin etkisiyle bir değişim süreci içine girdi. 2008 krizi ve bu krizden kazandığımız tecrübeler, mevcut ekonomik yapının temel taşlarının oluşmasında önemli bir rol oynadı. Yaşanan krizin en önemli nedenleri arasında risk ve getiri arasındaki dengenin getiri yönünde kontrolsüz şekilde bozulması, risk hesaplamalarının yetersiz yapılması ve karmaşıklaşan piyasalara uyumlu bir gelişme gösteremeyen denetim mekanizmaları bulunuyor. Güven sorunu finansal sistemin yeniden sorgulanmasına yol açtı ve bu sürecin sonunda yatırım bankaları güç kaybetti ve geleneksel bankacılık faaliyetlerine dönüş yaşandı. Gelecek dönemde de girişimcilik ruhunun ve finansal çeşitlenmenin devam edeceğini, bununla birlikte bankacılık sektörünün risk ve getiri arasında doğru ve sürdürülebilir dengeyi yakalamak adına çalışmalarını sürdüreceğine inanıyorum.

Avrupa ekonomisi bir süredir zorlu bir dönemden geçiyor. Ancak, Euro Bölgesi’nin yaşadığı makroekonomik sorunları, koordinasyon ve yönetim sorunlarını zamanla çözeceğine inanıyorum. Bizler, Garanti Bankası olarak, yabancı ortaklıklara ilişkin yatırım kararlarımızı alırken uzun vadeli bakış açısını benimsedik. Bu çerçevede, önemli olan ortağınızın marka değeri, kurumsal yapısı ve iş yapma anlayışının sizin iş yapma tarzınızla ve kurum kültürünüzle ne denli örtüştüğüdür. Dolayısıyla, yeni yabancı ortağımızın sahip olduğu tecrübeler, bankamızın üstün müşteri hizmetleri anlayışı ve ileri teknoloji altyapısıyla birleştiğinde, bankacılık sektörümüz ve ülkemiz adına verimli sonuçların ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Geçirmiş olduğumuz bu zorlu dönemlere rağmen, değişen ve güçlenen ortaklık yapısıyla Garanti Bankası, kaliteli hizmet ve kurumsal yönetim anlayışını sürdürerek Avrupa’nın en kârlı, en değerli ve en etkin bankacılık kuruluşlarından biri olmaya devam edecek. Tüm çalışanlarımıza ve bize güvenmeye devam eden müşterilerimize, Yönetim Kurulumuz ve hissedarlarımız adına gönülden teşekkür ediyor, Garanti Bankası’nın tüm ekonomik ve sosyal paydaşlarının desteği sayesinde olumlu performansını sürdüreceğine inanıyorum.

Ferit F. Şahenk
Yönetim Kurulu Başkanı
 
GARANTİ HAKKINDA